Derste öğretmen herkese teker teker sorar. Önce Ahmet’e sorar: - Ayakları olmayan bir hayvan biliyor musun? Ahmet: - Balık. Sonra Mahmut’a sorar: - Sen bir tane daha biliyor musun? Mahmut: - Solucan. En son olarak bizim Hasan’a sorar: - Sende bir tane daha söyle de, başka soruya geçelim. Hasan: - Bir tane daha solucan.
Adamın teki bir bara gitmiş. Tam otururken barmen bana bir B..demeden barmen; Beklesene kardeşim sanamı bakacağım diğer muşterileremi diye terslemiş. Aradan 1-2 dakika geçmiş yine barmene barmen bana bir bira verirmisin demiş. Barmen de al lan biranı deyip masaya sertçe bardağı koymuş. Barmen bir dakika bakarmısın demiş adam. Gene ne istiyorsun diye çıkışarak gelmiş.Adam sizinle bir iddaya girmek istiyorum demiş ne iddası demiş barmen. Bakın demiş adam; şu barın sonuna bir likör bardağı koyacağım ve oturduğum sandalyemin üstüne çıkıp bardağın içine hiç sağa sola bir damla damlatmadan işeyeceğim. Seninle 1000 dolarına iddaya girmek istiyorum demiş ve parayı çıkartıp masaya koymuş. Barmen şaşırıp kem küm ederken adam barmene; sen biraz düşün ben bir tuvalete gidip geleyim demiş. Barda oturanlar ısrarla iddaya gir iddaya gir damlatmaması sıçratmaması imkansız demişler. O sırada adam tuvaletten gelmiş ve sormuş evet iddaya giriyormusun? Barmen tamam demiş kabul ediyorum. Adam bardağı barın sonuna koymuş, gitmiş sandalyesinin üstüne çıkmış açmış fermuarını bardakilerin üstüne, barmenin suratına, barın heryerine işemiş fermuarı kapatıp kendinden emin bir ifadeyle yerine oturmuş. Barmen kazandığı 1000 doların sevinciyle sırıtarak adamın yanına gelmiş; kaybettin kaybettin 1000 dolar kaybettin ama neden üzülmüyorsun? demiş.Adam bak demiş barmene; şu tuvaletin yanındaki gurubu görüyormusun demiş onlarla iddaya girdim dedim ki şimdi gidip şu barmenin ağzına yüzüne işeyeceğim ve barmen gülecek. Sayende 5000 dolar kazandım sağol.
Aşk bir muz kabuğudur, basarsan ayağın değil, HAYATIN KAYAR! Aşk Bir NOHUT Ye Ye KOKUT Aşk bir otobüstür binmesini bilmeli son durağa gelmeden inmesini bilmeli… Aşk Bir Penceredir.. Açarsın Havanı Alırsın! Aşk bir sabun ise köpürt beni Pakize… Aşk bir tencere gibidir, en sevdiğim kazan dibidir! Aşk bir trafik kazası, en yakın hastane nikâh masası… Aşk bir turşu suyudur, içenin midesini bulandırır, içmeyenin ağzını sulandırır… Aşk Bir Vişne… İç İç Kişne! Aşk kalbimi yakan volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazan dibidir… Aşk, dünya lokantasında yenen en büyük kazıktır
Bir akıl hastası bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş:-Affedersiniz karşı kaldırım nerede acaba? Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek:-İşte şurada,demiş.-Kime yutturuyorsun yahu …Daha şimdi orada sordum , burasını gösterdiler.
Vietnam savaşının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - Sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım. Kısa süre sonra eşinden şöyle bir cevap geldi: - Sevgilim,sakın onlara 50 dolardan fazla para verme, ben burada ancak o kadar alabiliyorum
Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara : - Evin reisi erkektir adli kitap varmı?. diye sorar. Tezgahtar: - Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz.
Berrin bir işe müracaat etmis, medeni halini sormuşlar. - Bes yıldır dulum, iki çocuğum var, biri on diğeri iki yaşında… - Küçük çoçuğunuz iki yaşında ve kocanız öleli beş yıl oldu öyle mi ? - Evet, ama ben yaşıyorum!..
Adam karisına demis:”Karicigim isler biraz kotu gidiyor,biz cok para harciyoruz.Sen yemek yapmasini ogrensende mutfakta calisan ascinin isine son versek…” Kadin hemen cevaplamis:”Eger sen sevismeyi ogrenirsen ilk once makam söförünü kovalım istersen .
Çok şık bir partide adamın biri, güzel bir bayanın yanına yaklaşmış ve :- “Bayan, size bir milyar lira versem bu gece benimle beraber olur musunuz?”, demişKadın biraz düşünmüş ve :- “Neden olmasın?”, diye cevap vermiş.Adam biraz düşünmüş ve bu sefer :- “Peki 5 milyon versem benimle beraber olur musunuz ?”, demiş.Kadın bı sorunun üzerine bozulmuş ve :- “Siz beni ne sandınız ?” demiş.Adman bunun üzerine :- “Ne olduğunuzu anladık da, fiyatta anlaşmaya çalışıyoruz.” demiş
Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulube bulurlar.Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve birsürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir. Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der. Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben çok üşüyorum. Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben hala çok üşüyorum. Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar: - Ben yine çoooook üşüyorum. Adam yattığı yerden: - Bir fikrim var, der. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz. Genç kadın kıkırdar: - Tamam, bana göre hava hoş. Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır: - Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al